AK PARTİ HİKAYELERİ

AK PARTİ HİKAYELERİ

Mehmet HÜSREVOĞLU 

e-posta: 

27.03.2007

 

 

 

AK PARTİ HİKAYELERİ

 

   Geçtiğimiz hafta Ak parti Melikgazi ilçe başkanı ve başkan yardımcısının ortaklaşa kurdukları firma ile yine Ak parti Melikgazi meclis üyesinin sahibi olduğu firma arasında çıkan ticari ihtilafın mahkeme kapılarına kadar intikal etmesi yerel basında yer bulmuş, taraflar arasındaki bu tatsız gelişme bazı çevrelerde tedirginlik oluşturmuştur... Olay'ın kısa gelişimini aktaracak olursak; Sayın Sadi Köylü - Metin İnce ve Fevzi Işık'ın ortaklaşa kurdukları FSM isimli şirket,  Meclis üyesi Şükrü Zekier den , Sarıoğlan, Ömerhacılı köyü civarında bulunan kum ocağı ruhsatını devralıyor ve FSM kum satışlarına başlıyor...  Daha sonraki  günlerde ocak sahibi Şükrü Zekier ile problemler başlayınca , ruhsat iptaline gidiliyor , olay savcılık ve jandarmaya intikal  ediyor... Taraflar artık gard larını almış olunca olay kamuoyuna intikal ediyor... Olayı olağan dışı yapan unsur, yakalara takılan rozetlerden kaynaklandığı için  üzüntü duymamak elde değil... Kimlikler ticari ilişkilerde mi kullanılıyor sorusu ister istemez akla geliyor... Taraflardan sadece Sadi Köylü yü tanırım. Diğerleri ile bir tanışma söz konusu olmadığı için değerlendirme imkanım yok sayılır. Sadi bey, Refah partili yıllarda , sayın Mustafa Elitaş'ın il başkanı olması kararlaştırıldığında, çevreyi tam tanımıyorum, yardımcım en yakın arkadaşım olsun temennisi yerine getirilerek , sayın Köylü listeye alınmış, Refah partisi mensubiyeti sayı Elitaş la beraber başlamış ve ilk seçim de meclis üyesi seçilmişti... Yeni dönemde ise yine Elitaş  kontenjanından Melikgazi ilçe başkanı olmuştu... Şu an çatışma içinde bulunulan sayın Zekier de yine bu rezervler sayesinde  meclis üyesi olduğu kanaati taşıyorum . Geçmiş bir mensubiyeti olsa mutlaka tanırdım... Laf açılmışken, bu meclis üyeliklerinde öyle enteresan isimlere şahid olunuyor ki gülümsemekten başka çare kalmıyor... Pergel'in ucu o kadar geniş tutulmuş ki , Hz. Mevlana ya atfedilen mısralar bile bu konuda yetersiz kalır... Allah'tan  yerel ve genel iktidarın mutlakıyeti ayrışmaları önlemektedir... Bu tür açılımlar elbette bir sürü ihtiraslarıda beraberinde getirecektir.İşin ticari yanı bir kenara , siyasal etiket , umulmadık yerlerde kullanılmak istenmektedir... Sayın Abdullah Gül ile sıradan çekilmiş fotoğrafları 50&70 ebadında büyütüp, bürosuna asanlar, Rotary  klüp le ciddi yakınlığı bulunanlar, enişteler, kayınlar, kuzenler... Bu tür paylaşımlar elbette ikbal günlerinin bulunmaz nimetleri olacaktır. Dün mekanında başka liderlerle  beraber çekilmiş fotoğraflarını bulunduranlar, bugün başka yarın ise bambaşka resimlerle arz-endam edeceklerdir...Bu konuda Taha kıvanç , Ertuğrul Özkök ten nakil şu olayı aktarmıştı: Sayın özkök'ünde dahil olduğu bir aile toplantısında, yarın seçim olacakmış gibi bir seçim tahmini yapılmak isteniyor ve iş birazda gerçek olsun diye ortaya iki seçim  sandığı konuyor... Sandığın birine Özkök ve arkadaşları diğerine ise evde çalışan hizmetliler oy atıyor. Sonuç enteresan... Sandıkların birinden silme marjinal bir partiye oy çıkarken,diğer sandıktan ise muhafazakar parti oyları çıkıyor... O sene yapılan seçimlerde de muhafazakar parti seçimleri kazanıyor... Bu tecrübeden yola çıkarak Taha Kıvanç şu tespiti yapıyor :  "... politikaya atılanlar iktidara gelinceye kadar ikinci sandığa oy atanlarla haşir neşir oluyor.. Onlar sayesinde iktidara geliyorlar... Ancak iktidar öncesi insan seçiminde ve iktidara gelince , yüzlerini  kendilerine oy vermeyen insanlar tarafına çeviriyorlar... Birinci dönemde önemli insanlar onlara oy vermezken, ikinci dönemde bu yanlış tercih yüzünden sıradan insanlar onları terk ediyor...Seçkinler ile baş başa kalınıyor ama onların nefesi iktidarlara uzun ömür sağlayamıyor... " Bu tecrübeyi de bir kenara yazalım belki lazım olur...