Mehmet Hüsrevoglu:   "KUR’AN DA ZİKİR VE DUALAR" Kitabı Sayfa İçeriği

Mehmet Hüsrevoglu

Bu Sayfayı Paylaş; Bu sayfa 1353 Kez görüntülendi.

HACC VE UMRE DE ALLAH’I ZİKİR

Zekat vermekle yükümlü olan her bir Müslüman için HACC ibadeti FARZ ‘ dır…

Nebi sav efendimiz “ Hacc ibadeti tıpkı suyun kirleri temizlediği gibi günahları temizler…” buyurmuşlardır.

Bu ölçü Hacc ibadetinin değerini arz eder… Samimi bir niyetle Hacc ibadeti yerine getirildiğinde, umumî affa nail olma şerefine erişme imkânı doğabilir…

“Allah katında, kabul edilen Hacc’ın karşılığı Cennettir…” (Buhari)

Müslümanları bilinçli, hür, şerefli ve sosyal sorumluluk sahibi yapacak en önemli temelleri; TEVHİDCİHADHACC olarak Nebi sav efendimiz sıralamıştır…

Bu sıralamadan sonra sonra makbul olan bir Hacc’ın CİHAD ile eş değer olduğunu beyan buyurmuşlardır…

İnsanlar Allah katında Tarak dişleri gibi eşit olduklarının kanıtı ve göstergesi Hacc ibadeti ile başlar…

Bu nedenle Mîkat mahallinde, tüm rütbeler sökülür ve mü’minler eşitlenir…

Hacc ve Umre bir dâvettir… Dâvet sahibi kime davetiye nasib etmiş ise o bahtiyar kişi, kutlu topraklara seçilmiş olmanın hazzını yaşayarak, davet sahibine; Lebbeyk Lebbeyk nidaları ile Allahım geldim… Allahım geldim diyerek icabeti teyid eder…

Bu kutlu davete koşarken zikrullah icrası âyet’le sabittir… Davet sahibi, bu kutlu törende kendisinin sürekli olarak zikredilmesini emreder…

Telbiye( Lebbeyk ) –Teşrik – Tehlil - Tevhid vb. zikirler, mikat mahallinden başlayarak, TavafArafatMüzdelifeMina’da müminlerin dillerinden düşmez…

Farz ibadet yerine geldiğinde, ülkelerine dönmek için sıra bekleyen veya nafile umre ibadetini yerine getiren müminlerin birincil görevi tavaftır…

Tüm zikir çeşitleri eşliğinde tavaf başlar… Tıpkı Güneş’in etrafında dönen yıldızlar gibi… Yedi kat ve gök’ler gibi… Her tavaf’ta bir zikr-i ilahi katmanı na girilip, sadece Allah ile baş başa kalmanın hazzı yaşanır…

Tavaf havuzunda dönerek yüzerken, Kalb ve dil eşli-

ğinde zikrullah icrası manen kirlerin atılmasını sağlar… Aynı zamanda her tavaf başlangıcında Hacer-ül

Esved’e verilen selamları alan Kâbenin sahibi, o siyah taşın Âhiret’te şahidlik yapıp misafirlerinin Beytullah’a giriş yaptığı anları beyan edecektir…

Kur’anı kerim, Hacc’ta zikrullah icrasını şu ayetlerle beyan eder:

Bakara suresi ayetler 198-200:

“Hacc mevsiminde ticaret yaparak Rabbinizden size gelecek kâr ve yarar talep etmenizde size bir vebal yoktur. Arafat ta vakfeden ayrılıp sel gibi müzdelifeye akın ettiğinizde meş’ari haraam’da Allah’ı zikredin. O size nasıl doğru yolu gösterdiyse, sizde güzel bir şekilde onu zikredin bilirsiniz ki, onun yol göstermesinden önce siz yolu şaşırmış kimselerdendiniz.”

“Hacc ibadetlerinizi tamamlayınca vaktiyle atalarınızı anıp onlarla övündüğünüz gibi hatta daha fazla, daha hürmetle Allah’ı anın… Bazı kimseler “Ey yüce Rabbimiz, bize vereceğini bu dünyada ver” derler. Bunların ahirette nasipleri yoktur.”

Allah’ın, Hacc ibadetini yerine getirme imkânı lütfettiği bir mümin için, mahşer’in dünyada’ki uygulama yeri sayılabilecek Arafat’ta;

Telbiye (lebbeyk Allahumme lebbeyk) Tehlil (elhamdülillah) vb.dualarla Allah’ı zikretmek, hidayete ulaşmanın, iman etmenin bir şükran ifadesidir.

Müzdelife mevkiinde akşam ve yatsı namazlarının birlikte kılınması bu zikir emrinin tatbikidir zira namaz en büyük zikirdir.

Bakara suresi ayet 203’de TEŞRİK günlerinde zikrullahın vacip olduğu şöyle belirtilmektedir:

“ Birde sayılı günlerde Allah’ı zikredin. (tekbir getirin) kim iki günde Mina’dan dönmek için acele ederse üstüne günah yoktur. Kimde geri kalırsa ona da günah yoktur. Fakat bu takva sahibi içindir. Allah’tan korkun ve bilin ki muhakkak hepiniz ancak ona toplanacaksınız.”

Beyzavi, Hazin, Nesefî gibi çoğu müfessirlere göre bu ayetle belirtilen sayılı günler teşrik günleridir. Teşrik günleri; bayramın iki üç ve dördüncü günleridir ve bu üç gün hem bayram hem teşriktir. Dördüncü gün teşriktir bayram değildir. Birinci gün ise sadece bayramdır teşrik değildir.

Bu günlerde zikrullah ile meşgul olmaktan murat, namazdan sonra kurban keserken, şeytan taşlarken, tekbir getirmektir.

Farz namazların hemen sonrasında tekbir getirmek arefe günü sabah namazından dördüncü bayramın ikindi namazına kadar 23 vakit devam eder bu hal vacip olan Zikrullah ibadetidir.

Ayeti kerime de belirtilen “eyyamu ma’dudâd” kelimesi teşrik günleridir.

Teşrik günleri ise Mina ve şeytan taşlama günleridir. Az bir gün olmasından dolayı “ ma’dûdâd” tanımı kullanılmıştır.

Bu günler ise kurban bayramından sonra üç gündür… Bu nedenle yıl içerisinde sayılı birkaç gün’e, belki ömürde bir sefer’e nasib oacak bu kutlu günlerde hacılar; Zikrullahtan gafil olamazlar…

Zira belirtilen bu zaman ve mekân diliminde zikrullah her Müslüman üzerine VACİPTİR.

İkinci ayeti kerimede belirtilen netice; Yalnız atalar hatırası gibi dar bir anlam ve sahada vakfeye durup yeme içme değildir. Tam tersi zikrullah ile yoğunlaşıp her dakikayı değerlendirme vaktidir…

Ailesinden, vatanından ayrılıp, belli bir harcama yaparak bedensel her türlü meşakkati göğüsleyip yola çıkmak kolay değildir.

Gurbetin, ihram ve vakfenin ruhani tesiri altında Hz. Âdem’den bu güne kadar tüm insanlığın bu beyaz kefenlerle kıyamet sahnesine çıkması önemlidir.

Her renk ve ırktan din kardeşini kucaklayan olgun akıl; Allah’a dua – yakarış – zikir ve tövbeye devam ederse; Hacc ibadeti müjdelenen bir sonuçla tamamlanmış olacaktır.

Tavaf alanı, çarşı ve alışveriş mekânları… Zikr-i, hediye arayışı olan ibadet eksik ibadettir.

UMRE ibadeti, nafile ibadetlerin en üstünüdür… Parasal harcama-Bedensel gayretyol meşakkati gibi etkenler bu ibadetin değerini artırmaktadır…

Umre’de zikrullah ile geçirilen tüm zamanlar, sonsuz karşılıklarla sahibine geri dönecektir…

Nebî sav efendimiz; “Bir mü’minden oluşabilecek küçük günahlara, umre ibadetinin keffaret” olabileceğini müjdelemiştir…

Ayrıca; “ Küçükbüyükkadın-erkek – zayıf ve güçsüz her bir bireyin cihad’ı Hacc ve umre’dir, bu yolda vefat eden cennetliktir “ Hadis-i şerif’i önemlidir…

Mekke’de, Beytullah’ta yapılacak olan ibadetler veya zikrullah’ın fazıleti, diğer mescid lere oranla yüzbin kat daha değerlidir…

Allah’ın rahmet ve bereketi Beytullah üzerine akar da akar… Bu nedenle tâkat ve gücümüzün son kertesine kadar TAVAF ve zikrullah icrası en kârlı ibadet’tir…

Hacc ve Umre ziyaretlerinde, nâfile olarak tasarlanan tavaf adedi ELLİ (50) olmalıdır…

Nebî sav efendimiz; “Ziyaret süresince Beytullah’ı Elli kez Tavaf edenin affa mazhar olacağı müjdesini vermiştir…” (Tirmizi, Hacc, 41)

Ortalama beş vakit namazdan sonra iki tavaf yapılsa, beş gün içinde yorgunluk hissi olmaksızın bu müjdeye nail olma imkânı doğacaktır…

Medine-i Münevvere de, Ravza-ı mutahhara da yapılan bir ibadet ve zikrullah’ın karşılığı ise diğer mescidlere göre BİN kat değerli ve fazıletlidir…

Medine-i Münevvere de Resulullah s.a.v efendimizin mübarek mescidi ve kabri ziyaret edildiğinde arz edilecek en güzel hediye; SALÂT ve SELAM dır.

Bu kutlu şehirde gelenek haline gelen, vakit müsait ise sekiz günlük misafirlik süresi içinde Mescidi Nebevî’de, cemaatle namaz, kaza ve nafile ibadetlerle kırk vakit zikrullah ile süreyi değerlendirmek gerekir…

Bu tatlı günler sayesinde umulur ki âhirette Resulullah s.a.v efendimize komşu olma bahtiyarlığına kavuşulur.